Düğümün Farkına Varmak? İnançlar: 1

Ne kadar çok değişiklik oluyor etrafımızda farkında mısınız? Yeni bir ilişki, yeni bir dili öğrenme, yeni arkadaşlıklar, yeni bir iş, yeni sosyal çevre, yeni ilişkiler, yenilerin arayışı, … vb. gibi. Diğer bir ifade ile yaptıklarımız, belki de yapamadıklarımız. O kadar çok cümle sayılabilir ki bizim zihinlerimizde yer eden;
-       Elimizde imkanlar olmadığı için yeterince iyi okullarda okuyamadık
-       İçinde olduğum sosyal çevrenin kısıtlığı ve niteliği nedeni ile bu durumdayım
-     Bu işi yıllardır yapıyorum ve kurumumu tanıyorum. Bu nedenle ben başka bir iş düşünemiyorum
-       Yeni bir kariyer için her şeye sıfırdan başlamak ve çok çalışmak gerekir
-       İlişkimiz yürümüyor, çünkü ortama uygun davranışlar sergilemiyor.
-      

Yukarıdaki cümleler, belli bir yerde ve belli bir zaman dilimindeki davranışları ifade etmektedir. Ve genellikle bu davranışların üzerinden yine çözüm üretmeye çalışırız.

Bir zamanlar Anthony Robbins’in bir kitabında okumuştum. Baba alkolik ve uyuşturucu bağımlısıydı. Çok yakın aralıklarla doğan iki oğlu vardı. Çocuklardan biri uyuşturucu bataklığı, gangsterlik ve hapishaneleri yaşarken, diğeri ailesi ile mutlu bir yönetici olarak hayatını devam ettiriyordu. Bu noktada iki çocuğa da sorulur: “Hayatın neden böyle?”. Cevap birebir aynıdır: “Böyle bir baba ile büyürken daha başka nasıl olmasını beklersiniz ki?”

Çevre ve davranış düzleminde aynı koşullarda iki insandan iki farklı hayat... Sizce bu farkın arkasındaki o sır nedir? Bu sırra erişmiş olmak hayatınızda hangi alanlarda sizlere sıçrama yaşatır?

Einstein’ın bir sözünü başucu cümleniz yapmanızı öneririm: “Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz”. Yani problemlere problemin içinde gezinerek cevap aramak size sonuç getirmeyeceği gibi; varsayalım elde ettiniz, bu elde ettiğinizin kalitesi ve etkinliği tartışma götürecektir.

Bir yönetici yaptığım koçluk görüşmesinde sürekli sorunlarla uğraştığını ve bunun onun üzerinde olumsuz ve yıkıcı etkisi olduğunu ifade etti. Pozitif koçluğun önemini bilerek, sorunun yerine ne ile uğraşırsa kendini daha rahat hissedeceğini sorduğumda, cevabı “Düğüm Çözmek” oldu. Düğüm çözmek dediği anda fizyolojik ve psikolojik olarak algısı değişti, gülümsedi ve konusuna hakim olmaya ve onu yönetmeye başladı. Bu sayede artık çözülmesi için düğümün sadece çekilmesi kaldı.



Aslında bir düğümü çözmek için yapılması gereken ilk şey düğümü çekiştirmekten ziyade düğüme tepeden bakıp bir strateji geliştirmektir. İnsanlar genelde bir şeyleri yapmanın zorluğundan bahseder ve açıklamaları genellikle, “..ama”lar veya “..evet ama çok zor..”lar ile devam eder. Yukarıdaki gibi, aynı zaman diliminde, aynı koşullarda yaşayan ve aynı babanın iki çocuğu nasıl oldu da birbirinden çok farklı hayat sürmeyi başardı? Üstelik aynı cevapları vererek!

Etrafınızda ciddi travmalar yaşayan, ailesini kaybeden, intihardan dönen (ya da kurtarılan), büyük şirketler yöneten ama bir anda her şeyi kenara bırakıp Mandıra Filozof’unu yaşayan insanlar var mı? Yoksa bile bu şekilde kişilerin varlıklarını ve başardıklarını sosyal medya, gazete, dergi,..vs üzerinden görmüyor musunuz? Alkolik babanın oğulları ile bu durumdaki kişilerin ortak noktası nedir sizce?

Bir binayı ayakta tutan şey nedir dersem kolonlardır dersiniz herhalde. Gözlerinizi kapatın. Bir bina düşünün kolonları olmayan. Bu binanın ayakta durması sizce ne kadar mümkün olabilir ki? İskambil kağıtlarının üst üste konulması ile yapılan şekillerin en ufak bir hamlede yıkılması gibi şayet kolonlar sağlam değilse, o bina da yıkılacaktır. Ya bu bina sizseniz ? Sizi bu bina gibi dimdik tutacak inançlarınız ve değerleriniz yoksa sizin kaderinizde alkolik babanın alkolik oğlu gibi olmaya götürebilecektir. Değerler ve inançlarınız aslında yaşama verdiğiniz anlamlılığı oluşturur. Arkasında bir anlamlılık yakalandığında, işte o zaman sizi, alkolik babanın mutlu evliliği olan, iyi kariyerli çocuğu haline getirir. Ya da hayatında bir travma yaşasa bile hayata daha farklı bir şekilde bağlanıp, büyük toplumsal olayların ve oluşumların içinde yer alabilirsiniz.



Bugün kendinize baktığınızda farkına vardığınız en temel inançlarınız nelerdir? Bu inançlarınızdan hangileri sizleri olumlu olarak desteklemektedir? Hangileri kösteklemektedir. Bir liste yapmanızı ve olumlu olanları koyu bir siyah veya mavi renkle yazmanızı öneririm. Olumsuz yani size hayatınızda kısıt yaratanları, kırmızı bir kalem ile yazıp onların da üzerine büyük bir çarpı atmanızı öneririm.

Diğer taraftan sizleri ayakta tutan değerlerinizin de bir listesini mutlaka yapın!

Bu inançların nasıl oluştuğu ve inançların olumlularını sarımsaklayıp da mı saklamalı? diğerlerini nasıl çöpe atmalı?”, “değerleri tanımak ne işinize yarayacak?” gibi soruların cevabı bir sonraki güncelerde…

Güzel bir hafta geçirmeniz dileğimle.

Kemal Başaranoğlu
Profesyonel Koç
kemalbasaranoglu@gmail.com
Facebook Turuncu Yeşil Koçluk Eğitim Danışmanlık
Linkedin Turuncu Yeşil Koçluk Eğitim Danışmanlık
www.tykocluk.com

Etiketler: , , , , , , , , , ,