Yazgıların engellenemez yönlendiriciliği...


Ben umutsuzluğu ve bu dertli dünyayı kabul etmeyerek, insanların birleşmesini ve kötü yazgılarına karşı savaşmalarını istiyorum. Albert Camus

Bu haftaki konumu “YAZGI” olarak belirledim. Öncelikle Türk Dil Kurumu’nun bu kelimeyi nasıl tanımladığına bakalım:  isim, din b. (***) Tanrı'nın uygun görmesi, Tanrı'nın isteği, kader, ezelî takdir, yazı, alın yazısı, hayat, mukadderat, takdiriilahi

Alın yazısı mı? Yoksa alın yazısını kabullenme mi?

……………..


Yazgılarımızın nasıl oluştuğunu bir düşünün? Aslında yaşam planlarımızı çocukluktan itibaren kendimiz oluşturmaktayız. Çocukken verdiğimiz kararları düşünün. Bu kararlarımız genelde ebeveyn tarafından alkış alma amaçlı yapılan ve bunun sonucunda ebeveynler tarafından pekiştirilen kararlardı. Onlar “baba - anne” dedi diye; siz “baba-anne” dediniz daha o bebeklik günlerinizde. Onlardı size okumanızı, adam olmanızı söyleyen; sizde okudunuz onlar için. Yani onların hayallerini yaşadınız/yaşıyorsunuz.
(http://kemalbasaranoglu.blogspot.fr/2012/05/baskalarnn-hayallerini-yasamaktan.html )
Tabiî ki bunun aksi bir durumda söz konusu olabilir:  Yani ebeveynlere inat, ters yönde aldığınız davranışlarınızda olmuş olabilir (çocuğun varlığını ispatlaması şeklinde). Bunun sonuçları kendinize farklı yollar seçmenize neden oldu; belki şimdi bu yolda ilerliyorsunuzdur.

Genel olarak tüm yaşamımıza baktığımızda kararlarımız şu durumda ortaya çıkmaktadır.
·        Güçsüz olma
·        Stresle baş etmede yetersizlik
·        Olgunlaşmamış düşünceler
·        Bilgi Eksikliği
·        Seçeneklerin olmayışı

Aslında yukarıda sayılan durumların hepsini, zaman içinde çevremizden gelen gizli mesajlar şeklinde alıyoruz. Nasıl mı? Aşağıdaki cümleleri düşünün. Size tanıdık geliyorlar mı?
·  Ahmet’in oğlu öyle bir çocuk ki; x Üniversitesini bitirdi, sonra Amerika’ya gitti ve MBA yaptı. Yurda döndüğünde ise hemen x şirketi tarafından kapıldı. Bravo ona! Ya sen?
·  O kadar baskı altında çalıştı bana mısın demedi. Sen ise....?
· Söylediklerinde bir gün diğerini tutmuyor! Artık senden düşüncelerinde kararlı olmanı istiyorum.
·  Konuyu araştırdığını söylüyorsun ama yine görüyorum ki yetersizsin.
·  Yok. :( Artık kendimi bulunduğum yere çakılmış olarak hissediyorum.
·        …..

İşte hayatta bu ve bunun gibi cümlelerin altında, sizlere geçilen gizli bir mesaj vardır. Bu mesajlar sizleri yönlendiren; içinizdeki kaynakları kurutan, kötü niyetli cümlelerdir. Kendinize şu soruları sorarak sınırlarınızı genişletin.

Kısa 2 hikaye;


Son söz; hayatımızın yönünü her zaman kendimiz belirleriz. Yeter ki isteyelim ve kendi iç kaynaklarımız ile sonuna kadar savaşalım. Ben bu nedenle yazgıyı: yıllarca alınan kararlar ve bunların tekrarlanması ile kendi seçimimiz olan bir yaşam planına yönelme olarak tanımlıyorum. 

Etiketler: , , ,